su-tehlike

Çevremizde sıklıkla görebileceğimiz şeffaf şişelerin içinde gizlenen çevre hormonlarının canlılığına ilişkin tartışmalar hala tüm sıcaklığını korumaktadır. Çevre hormonları genelde plastiklerde bulunur ve vücudumuza girerek normal hormon salınımını engelleyerek çeşitli problemlere sebebiyet verebilirler. Pet şişelerin plastikten yapıldığını ve çevre hormonunun bulunma riskini artırdığını gösteren çeşitli araştırmalar ve makalelerde bunu desteklemektedir. Plastikten yapılan şişelerin ayrışma süresinin 500-700 yıl arası sürmekte olduğu gerçeğinden de yola çıkarak çevreyi tehdit eden pet şişelerin kullanımını bir kez daha gözden geçirmemiz gerekmektedir.

Hafiflik, dayanıklılık ve ucuzluğu ile bir anda hayatımızın vazgeçilmezi haline gelen pet şişeler, ekolojik sistem ve insan sağlığına zarar veriyor. Dicle Üniversitesi Bilim ve Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi (DÜBTAM) Müdürü Prof. Dr. Hamdi Temel ile doktora öğrencisi uzman Mustafa Abdullah Yılmaz tarafından yürütülen bir çalışma, bu durumu gözler önüne sermiştir. “Araştırmada, plastiklerin temas ettiği gıda ve içme suyuna ‘Chimassorb 81, Oleamide ve Irgafos 168′ isimli plastik katkı maddelerinin geçtiği belirlendi. 8 gün güneş ışığında bekletilen pet şişelerde ise antioxidant 2246 ve Butylated Hydroxytoluene(BHT) maddeleri tespit edildi. Söz konusu kimyasalların uzun vadede iç organlara ciddi zararlar verebileceğini söyleyen Prof. Dr. Hamdi Temel, “BHT maddesi kan, karaciğer, merkezi sinir sistemi için toksik olabiliyor.”

Polimer Katkı Maddelerinin Tespiti www.dicle.edu.tr